Röportaj #1: Oktayy.Net



Uzun zamandır yazan ve benimde severek takip ettiğim blog yazarlarından biri olan oktayy.net'in yazarı Oktay Yenitürk ile röportajımız :)



Blog yazmaya nasıl başladınız?

   
Zaman olarak ilkokul zamanlarında başladığımı hatırlıyorum sadece, sanırım 2008 veya 2009 yılında ergenliğe depar atarak girdiğim zamanlardı. İsmini görseniz hiç beğenmeyeceğiniz saçma bir blog ile blog atmosterine katılmış oldum. Tamamen o zaman internete olan merakımızdan, durduk yere kişisel blog sahibi olduk. Daha sonra üstünden seneler geçti, birkaç farklı blog daha açıp en son burada kesin olarak kalmaya karar verdim.

Herkese blog yazmayı önerir misin? 
 
   Kesinlikle evet fakat koşulsuz, şartsız değil. Açtığı blogu bir süre sonra çöplüğe çevirmeyecek, özgün içerik üretebilen, belli bir kitleye hitap edebilecek, yazmayı sevecek ve bunu sorumluluk olarak kabul edecek herkese blog yazmayı öneriyorum. Blog yazarak deli paralar kaldırmayı amaçlayan ve instagramda gördüğü abileri, ablaları gibi havalı olmak isteyen, ‘öf mükemmel haysiyetsiz çocuk’ adında kitap yazmak isteyen kardeşlerime ise blog yazmak yerine oyunculuk ajanslarının yolunu tutmalarını öneriyorum.


Blog yazarken karşılaştığınız zorluklar nelerdir? Bunları nasıl aştınız?

  
Aslında pek zorluk denecek şeylerle karşılaşmıyorum ama insanın bir yazıyı yazarken canını sıkan şeyler elbette oluyor. Mesela örnek verecek olursak yazıya başlayacağım ilk cümle. Yazıya nasıl bir cümleyle başlasam karar veremiyorum, o nedenle yazıya da başlayamıyorum. Gel gelelim ki bunu aşmanın özel bir formülü yok sanırım. 

Neden blog yazıyorsunuz? 
   Bilginin her zaman kamuya açık olması gerektiğine inanan bir kişiliğim ben. Bu yüzden de kendi gördüklerimi, tecrübe ettiklerimi, okuduklarımı başkalarıyla paylaşmak için ve bunun dışında söyleyeceklerim olduğu için blog yazıyorum. 

 Çevrenizde sizden görüp/etkilenip blog yazmaya başlayan oldu mu? 
Oldu, her ne kadar destek çıkıp yardım etsem de sanırım ilk bir yıllarını göremeden aynı şekilde blogları da çöp oldu.

Blog yazmaya başladığınızda çevrenizin tepkisi ne oldu?  
   Ben yazılarımı sadece sosyal medyada paylaşıyorum, elime megafon herkese bakın benim blogum var diye hiçbir zaman bağırmadım. Görenlerin kimisi çok sınırların ötesinde bir iş yaptığımı düşünüyor, diğer bir tarafsa çok boş bir iş yaptığımı düşünüyor. Kimin tepkisi ne olursa olsun ben ve blogum bir klavye kadar uzağınızda. 

 Blog yazısına başlamadan önce yaptığınız hazırlığı kısaca anlatır mısınız? 
  İlk önce hangi konu hakkında yazacaksam diğer siteler/bloglar o konu hakkında neler yazmış araştırırım ve o yazıları tek tek okurum çünkü onlardan daha farklı şeyler yazarsam beni ziyaret eden insanlar daha özgün şeyler okuyabilir, bu kısım önemlidir. Basit bilgiye her yerde ulaşabilirsiniz, o yüzden neden insanlar beni okusun diye sorabilirsiniz.

Sonrası ise kullanacağım grafikleri aramaya başlarım, kitaplar için daha çok kendim fotoğraf çeker ve kullanırım. Grafikler de hazırlandıysa sıra Google tarafına oynama vakti. Kelime araştırması yaparım ve bu kelimeleri kullandığım samimi dili bozmayacak şekilde cümlelere yerleştiririm. Eğer teknik bir terim veya benzeri bir şey kullanacaksam yazıda aslı astarını mutlaka araştırırım.  Aslında bir blog yazısı hazırlamak çok zor değil gördüğünüz gibi.

Oktay Yenitürk'e  bizimle paylaştığı değerli bilgi ve deneyimleri için teşekkür ediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Counter Strike Global Offensive Nasıl konuşulur?

Bettamın Kuyruğu Eriyor Ne Yapmalıyım?

Siteme Kimse Girmiyor Ne Yapmalıyım?

Rehber: Ubuntu (16.04) Kurulumu

Apu Nedir?